YANIMDA OLMASINI İSTEDİĞİM EŞYALAR
Caldwell’e göre küçük, katlanabilir bir şemsiye, İtalya gibi sık yağmur alan bir rotada vazgeçilmez. “Bavulumda az yer kaplıyor ve yağmurlu günlerde çok işe yarıyor” diyor.
Fotoğraf çekme konusunda da ince, taşınabilir bir tripod yanına almak, grup fotoğraflarında yabancıdan yardım isteme derdini ortadan kaldırıyor. Caldwell, tripodun aynı zamanda selfie çubuğu olarak da kullanılabildiğini belirtiyor.
Bir diğer olmazsa olmaz ise bagaj kapağı olan sırt çantası. Caldwell, “Bavulumun sapına takılabilen sırt çantasıyla hem yükü hafifletiyor hem de engebeli taşlı sokaklarda kolayca ilerliyorum” diyor.
Elektrik ihtiyaçları için evrensel bir seyahat adaptörü taşıması da önemli. Caldwell, “Adaptörüm birden fazla cihazı aynı anda şarj edebiliyor ve fişi katlanabiliyor, böylece paketlemem çok daha kolay oluyor” ifadelerini kullanıyor.
Ayrıca, günlük kullanım için küçük bir bel çantası, özellikle turistik şehirlerde eşyaları güvende tutmak ve elleri serbest bırakmak için ideal. Caldwell, Venedik’te üç saatlik yürüyüş turu sırasında bu çantanın rahatlığını deneyimlemiş.
GELECEK SEYAHATLERDE BIRAKACAĞIM EŞYALAR
Caldwell, geçmiş seyahatlerinden çıkarılan dersleri de paylaşıyor. Örneğin, sadece bir kez giyilecek şık kıyafetler ve birden fazla benzer ayakkabı paketi, hem bavulu gereksiz yere dolduruyor hem de taşımayı zorlaştırıyor. “Gelecekte daha çok yönlü ve kombinlenebilir eşyalar getireceğim, beyaz ayakkabılardan tamamen kaçınacağım” diyor.
Business Insider’ın “I spent 2 weeks in Italy. Here are 5 things I’m glad I brought with me, and 2 I should’ve left at home” başlıklı haberinden derlenmiştir.

