Kiralık TOKİ çare değil

Türkiye’de fahiş kiralar, milyonlarca yurttaş için barınmayı temel bir hak olmaktan çıkarıp ekonomik bir mücadeleye dönüştürdü. Dar gelirli kesimler kalıcı ve yaygın çözümler beklerken hükümetin İstanbul’da yaşama geçireceğini açıkladığı 15 bin konutluk kiralık TOKİ projesi, uzmanlara göre mevcut krizin büyüklüğü karşısında son derece sınırlı kalıyor. Kira yükü sürdürülebilirlik sınırlarının çok üzerine çıkarken ekonomistler ve kent uzmanları sorunun kapsamlı sosyal konut politikaları ve gelir artırıcı önlemlerle çözülebileceğine dikkat çekiyor.

TÜİK verilerine göre en düşük gelir grubu olan beşinci yüzde 20’lik gruptaki hane halkları, konut ve kira harcamalarına 2023’te yüzde 29.2 pay ayırırken bu oran 2024’te yüzde 33.2’ye, 2025’te ise yüzde 36.6’ya yükseldi. Gayrimenkul değerleme platformu Endeksa verileri üzerinden hesaplamaya göre 2025 Türkiye genel kira ortalaması 23 bin 84 liraydı. Yani sadece kira gideri bile iki asgari ücretin girdiği bir hanenin bütçesinin yüzde 52.2’sine denk geldi. Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın raporunda ise Türkiye’deki ortalama bir hane halkının eğer ev sahibi değilse, gelirinin yaklaşık yüzde 66’sını kiraya ayırmak zorunda kaldığı belirtiliyor.

AŞIRI BARINMA MALİYETİ

Uluslararası kuruluşlarca kabul gören finansal sürdürülebilirlik standartlarına göre ise bir hanenin kira giderlerine ayırdığı pay yüzde 30’u geçmemeli. Bu sınırı geçen haneler doğrudan “barınma yükü altında ezilen haneler” olarak tanımlanıyor; oranın yüzde 50 eşiğini aşması ise hanenin “aşırı barınma maliyeti yükü” altında kaldığını tescilliyor. Resmi verilere göre ülkedeki kiracı oranı yüzde 27 seviyesinde kalırken DİSK-AR’ın raporlarına göre çalışanların yarısına yakınının asgari ücret civarında gelir alması, bu kiracı kesimin çok büyük bir bölümü için de yüksek risk alanına işaret ediyor.

KİRA SÖZLEŞMESİ 3 YILLIK

Kiralık TOKİ projesi, kira fiyatlarında dengeleyici etki iddiasıyla geçen sene duyurulmuştu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum önceki gün yaptığı açıklamayla son durumu ve ayrıntıları paylaştı. İstanbul’un iki yakasındaki toplam 15 bin konutluk projede ilk anahtar teslimlerinin bu yılın eylül ayında başlaması, kira bedelinin ise bölgedeki rayiç bedelin yarısı seviyesinde olması, üç yıllık kira sözleşmesi yapılması planlanıyor.

Uzmanlar ise TOKİ faaliyetlerinin kronikleşmiş sorunlara çözüm olmadığını vurguluyor. Çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Aziz Çelik, sadece İstanbul’da milyonlarca düşük gelirli kiracı olduğunu belirterek bu projeyi “devede kulak” olarak tanımlıyor. Kiralar rayiç bedellerin yarısı olsa bile asgari ücretliler için zorlayıcı olacağına dikkat çeken Çelik, “Dahası hem kira ödeyip hem konut sahibi olmaları imkânsız. Geniş kapsamlı bir kamu destekli kiralık konut projesi ve ücret artışı olmadan bunlar pansuman bile değil” diyor.

Siyasal iktisatçı İnan Mutlu ise sosyal konut projeleri, TOKİ veya deprem konutları sürekli gündemde olduğu için kamunun bu alanda devasa yatırımlar yaptığı algısı oluştuğunu ama gerçeğin çarpıcı olduğunu gösteriyor: “Kamunun 2025’te konuta yaptığı sabit sermaye yatırımı 33.7 milyar lira. Faize yapılan ödeme 2 trilyon 53 milyar lira. Faize ödenenin yalnızca yüzde 1.64’ünü konuta yatırıma ayırmış. Tablo çok net ortada. Konut meselesinde açılış şovları yapmak dışında bir faaliyetleri yok.”

Gayrimenkul Yatırım Danışmanı Seçil Akbaş ise Bakan Kurum’un piyasa dengeleme iddiasına karşılık şunları söylüyor:

“Türkiye’deki toplam kiralık konut stoku düşünüldüğünde üretilecek konut sayısı piyasanın tamamını etkileyecek büyüklükte değil.”

Bu Makaleyi Paylaş
Yorum yapılmamış