Yapay zekâ artık yalnızca çalışanların işini hızlandıran isteğe bağlı bir araç olmaktan çıkıp ücret ve performans sisteminin parçası haline geliyor.
Avustralyalı madencilik ve enerji şirketi Fortescue, çalışanların yapay zekâ kullanımını yeni mali yıldaki temel performans göstergelerinden biri olarak belirledi. Şirketin kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Andrew Forrest, çalışanların AI araçlarını benimsememesinin yıllık primlerini etkileyebileceğini açıkladı.
Yapay zekâ artık performans kriteri

Fortescue’nun yeni yaklaşımında yapay zekâ kullanımı çalışan performansının ölçüldüğü kriterler arasına giriyor.
Şirketin yıllık prim sistemi şirket, ekip ve bireysel performansa göre hesaplanıyor. Yeni mali yılda yapay zekânın iş süreçlerine ne ölçüde entegre edildiği de bu değerlendirmelerde dikkate alınacak.
Bu nedenle yapay zekâ araçlarını kullanmayan veya iş süreçlerine dahil etmeyen çalışanların yıllık primlerinin olumsuz etkilenmesi mümkün olacak.
Forrest, yapay zekâ okuryazarlığının önümüzdeki on yılın belirleyici iş becerilerinden biri olacağını düşünüyor.
6 bin 500 çalışan yapay zekâ kullanıyor

Fortescue’da yapay zekâ kullanımının önemli ölçüde yaygınlaştığı belirtiliyor.
Şirket bünyesinde 6 bin 500’den fazla çalışanın AI araçlarını aktif olarak kullandığı, 1.000’den fazla çalışanın ise özel yapay zekâ eğitimlerinden geçtiği açıklandı.
Yeni hedef, yapay zekâ kullanım oranını şirket genelinde yüzde 90’a çıkarmak.
Bu oran yalnızca teknoloji veya yazılım ekiplerini kapsamıyor. Fortescue, maden işletmelerinden mühendisliğe, enerji yönetiminden idari süreçlere kadar çok farklı alanlarda yapay zekâ kullanımını artırmaya çalışıyor.
“AI serpiştirmek” yeterli olmayacak

Forrest çalışanların yalnızca yapay zekâ araçlarını açıp kullanmasının yeterli olmayacağını da vurguluyor.
Şirket yönetimi, yapay zekânın mevcut iş süreçlerinin üzerine yüzeysel biçimde eklenmesi yerine çalışma yöntemlerinin baştan tasarlanmasını istiyor.
Fortescue yönetimi bunu “AI sprinkling”, yani süreçlerin üzerine yalnızca biraz yapay zekâ serpiştirmek yaklaşımından uzaklaşmak olarak tanımlıyor.
Amaç, çalışanların yalnızca sohbet botlarından yardım alması değil; karar alma, analiz, tasarım, mühendislik ve operasyon süreçlerinin yapay zekâ ile yeniden kurulması.
Madenden enerji şebekesine kadar kullanılıyor

Fortescue yapay zekâyı yalnızca ofis çalışanlarının verimliliğini artırmak için kullanmıyor.
Şirketin madencilik, demir cevheri işleme, enerji üretimi ve lojistik operasyonlarında da AI destekli sistemler devreye alınıyor.
Fortescue’nun Avustralya’daki büyük yeşil enerji şebekesi projesinde enerji üretimi ve tüketiminin yönetilmesinde yapay zekâ destekli optimizasyon sistemleri kullanılıyor.
Şirket ayrıca makine öğrenmesi, üretken yapay zekâ, otonom ajanlar ve veri analiz sistemleri geliştirmek için yeni AI mühendisleri ve eğitim uzmanları istihdam ediyor.
Çalışanın yeni sorusu “AI kullanıyor musun?” olacak

Fortescue’nun kararı çalışma hayatında yapay zekânın ulaştığı yeni aşamayı gösteriyor.
Şirketler son iki yılda çalışanlarına yapay zekâ araçları sağlamaya, eğitim programları düzenlemeye ve bu araçların kullanımını teşvik etmeye başlamıştı.
Ancak Fortescue örneğinde teşvik artık doğrudan performans ve prim sistemine bağlanıyor.
Bu değişim, gelecekte çalışan değerlendirmelerinde “işini ne kadar iyi yapıyorsun?” sorusunun yanında “yapay zekâyı ne kadar etkili kullanıyorsun?” sorusunun da yer alabileceğine işaret ediyor.
AI kullanmamak kariyer riski olabilir

Fortescue’nun yaklaşımı yaygınlaşırsa yapay zekâ kullanımı çalışanlar açısından tercihten çok zorunlu bir mesleki beceriye dönüşebilir.
Özellikle beyaz yakalı çalışanlar için üretken yapay zekâ araçlarını kullanabilmek, geçmişte Excel, internet veya kurumsal yazılımları kullanabilmek kadar temel bir iş becerisi haline gelebilir.
Bu durumda yapay zekâyı kullanmayı reddetmek yalnızca üretkenlik kaybı yaratmayacak; prim, terfi ve performans değerlendirmelerinde de çalışanı geriye düşürebilecek.
Fortescue’nun yüzde 90 kullanım hedefi bu dönüşümün ne kadar hızlı ilerlediğini gösteriyor.
Yapay zekânın çalışanların yerini alıp almayacağı tartışması sürerken şirketin attığı adım yeni bir gerçeği öne çıkarıyor: İlk aşamada çalışanların işini kaybetmesinden önce, yapay zekâ kullanmayanların kazancının etkilenmesi gündeme geliyor.