Sıfır Atık Vakfı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Türkiye iş birliğinde düzenlenen “COP31’e Doğru: İklim Finansmanı Politika Diyaloğu” programında, iklim eyleminin finansmanı ve Türkiye’nin yeşil dönüşüm sürecini destekleyecek finansman mekanizmaları ele alındı.
Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ortaya koyduğu; israfın önlenmesi, kaynakların verimli kullanılması, sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerinin yaygınlaştırılması ve döngüsel ekonominin güçlendirilmesini esas alan sıfır atık yaklaşımı, iklim eylemiyle birlikte ele alınan bütüncül dönüşüm anlayışının önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’un liderliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e hazırlık sürecinde de bu yaklaşım, iklim hedeflerinin hayata geçirilmesi ve sürdürülebilir dönüşümün finansman boyutunun güçlendirilmesi açısından önem taşıyor.
Bu kapsamda Sıfır Atık Vakfı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Türkiye iş birliğinde düzenlenen “COP31’e Doğru: İklim Finansmanı Politika Diyaloğu”, İstanbul Finans Merkezi’nde bulunan Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirildi.
COP31’e giden süreçte Türkiye’nin iklim finansmanı kapasitesini güçlendirmek, kamu ve özel sektör yatırımlarını iklim hedefleriyle daha güçlü biçimde buluşturmak ve ulusal ve uluslararası finansman aktörleri arasındaki iş birliğini geliştirmek amacıyla gerçekleştirilen politika diyaloğu; kamu, finans, uluslararası kuruluş, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi.
Programa Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı ve UNDP Politika ve Program Desteği Bürosu Direktörü Marcos Neto, Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Jean-Christophe Carret, Asya Altyapı Yatırım Bankası Başkan Yardımcısı Ajay Bhushan Pandey, Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş başta olmak üzere çok sayıda üst düzey temsilci katıldı.
Programa ayrıca Ziraat Bankası, VakıfBank, Halkbank, Türkiye İş Bankası, Türk Eximbank, QNB ve Akbank temsilcileri ile üniversiteler, TİKA, büyükelçiler, uluslararası kuruluşlar, özel sektör, sektör dernekleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri iştirak etti.
KAMU KAYNAKLARININ ETKİSİ ARTIRILMALI, ÖZEL SERMAYE HAREKETE GEÇİRİLMELİ
Programın açılışında konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, iklim finansmanında temel meselenin, iklim taahhütleri ile bu hedefleri hayata geçirmek için gereken finansman arasındaki açığın kapatılması olduğunu belirtti.
İstanbul’un kıtaları, insanları ve fikirleri birbirine bağlayan bir köprüler şehri olduğunu ifade eden Şimşek, iklim hedeflerinin hayata geçirilmesi için finansman açığının kapatılmasının önemine dikkat çekti.
Birçok ülkenin kapsamlı iklim hedefleri ortaya koyduğunu ancak asıl zorluğun bu hedefleri gerçekleştirmek olduğunu vurgulayan Şimşek, kamu finansmanının önemli bir rol oynadığını ancak kamu kaynaklarının tek başına yeterli olmadığını söyledi.
Şimşek, “Hiçbir maliye bakanının elinde fazladan birkaç milyar dolar yok. Dolayısıyla temel mesele, kamu kaynaklarının etkisini nasıl artıracağımız ve özel yatırımcıların yatırım yapma konusunda güven duymasını nasıl sağlayacağımızdır” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefinin yönü belirlediğini belirten Şimşek, Ulusal Yeşil Finans Stratejisi’nin ise bu hedef doğrultusunda açık bir yol haritası sunduğunu ifade etti. Planın kamu kurumları, düzenleyici kuruluşlar, bankalar ve şirketlerle birlikte hayata geçirildiğini söyledi.
İKLİM FİNANSMANI EKONOMİK VE FİNANSAL POLİTİKA YAPIMININ MERKEZİNDE
Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi, iklim finansmanının artık iklim tartışmalarının kenarında değil, ekonomik ve finansal politika yapımının merkezinde yer aldığını belirtti.
Ahonsi, temel sorunun artık iklim eylemine yatırım yapılıp yapılmayacağı olmadığını, iklim hedeflerini yatırımlara, yatırımları da gerçek dünyada sonuçlara dönüştürmek için ihtiyaç duyulan finansmanın ölçeğinin, hızının ve niteliğinin nasıl artırılacağının olduğunu söyledi.
İklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığına dikkat çeken Ahonsi, bunun aynı zamanda sistemik, ekonomik ve finansal bir risk olduğunu ifade etti.
İklim değişikliğinin mali dengeleri, borç sürdürülebilirliğini, finansal istikrarı, altyapıyı, gıda ve enerji güvenliğini, işletmeleri ve geçim kaynaklarını etkilediğini belirten Ahonsi, düşük karbonlu ve iklim dirençli bir ekonomiye geçişin aynı zamanda önemli bir yatırım fırsatı sunduğunu kaydetti.
Ahonsi, iklim hedeflerinin hayata geçirilmesi için finansal sistemlerin iklim amaçlarıyla tasarım aşamasından itibaren uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurgulayarak; düzenleme, vergilendirme, yatırım kararları, risk yönetimi, sermaye piyasaları, şeffaflık ve proje hazırlama süreçlerinin birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
“İKLİM FİNANSMANI, İKLİM EYLEMİNİ HAYATA GEÇİRECEK GÜÇ”
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, iklim finansmanının yalnızca iklim politikalarının tamamlayıcı bir unsuru olmadığını, bu politikaları hayata geçiren temel güç olduğunu belirtti.
Ağırbaş, “Bugün burada yalnızca iklim finansmanını konuşmak için değil, iklim eylemini finanse edilebilir, uygulanabilir ve ölçülebilir bir değişime dönüştürmek için bir aradayız” dedi.
İklim krizinin artık geleceğin sorunu olmadığını, bugünün ekonomik meselelerinden biri haline geldiğini vurgulayan Ağırbaş, “Finans, iklim politikasına eklenen bir unsur değildir. Finans, politikayı uygulamaya geçirecek güçtür” ifadelerini kullandı.
Ağırbaş, Sıfır Atık Hareketi’nin küresel ölçekte yaygınlaşmasında Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin liderliğinin önemine işaret ederek, Türkiye’nin sıfır atık vizyonunun küresel bir harekete dönüşmesinde öncü bir rol üstlendiğini belirtti.
İklim finansmanında kamu kaynakları, özel sermaye, uluslararası finans kuruluşları ve yeni finansman modellerinin aynı sistem içerisinde buluşturulması gerektiğini belirten Ağırbaş, bu kaynakların ortak bir finansman ekosistemi içerisinde değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
İKLİM FİNANSMANINDA ORTAK ÇÖZÜM ZEMİNİ
Programın devamında Türkiye’nin iklim finansmanı alanındaki kapasitesinin geliştirilmesi, kamu kaynakları ile özel sermayenin daha etkin biçimde buluşturulması ve yatırım yapılabilir iklim projelerinin geliştirilmesine yönelik başlıklar değerlendirildi.
Bir günlük üst düzey yuvarlak masa toplantısı formatında gerçekleştirilen politika diyaloğunda, Türkiye’nin iklim finansmanı ekosisteminin güçlendirilmesine yönelik altı tematik çalışma grubu oluşturuldu.
Çalışma gruplarında;
- Finansal Düzenleme ve Taksonomi,
- Yeşil Finans Araçları,
- Finanse Edilebilir Proje Havuzları,
- Karma Finansman ve Risk Paylaşım Araçları,
- Özel Sermayenin Harekete Geçirilmesi,
- Sürdürülebilirlik Raporlaması, Güvence ve Güvenilir İklim Verisi
başlıkları ele alındı.
Çalışmalarda Türkiye’de iklim finansmanına erişimin önündeki engeller, yatırım fırsatları ve finansman araçlarının daha etkin kullanılmasına yönelik çözüm önerileri değerlendirildi.
COP31’E GİDEN YOLDA SOMUT POLİTİKA ÖNERİLERİ
“COP31’e Doğru: İklim Finansmanı Politika Diyaloğu” kapsamında ortaya konulan değerlendirme ve önerilerin, Türkiye’nin iklim finansmanı alanındaki politika ve uygulamalarına katkı sunması hedefleniyor.
Diyalog kapsamında geliştirilen politika önerilerinin COP31 Başkanlığı, COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Ofisi, uluslararası finans kuruluşları ve çok taraflı kalkınma bankalarıyla paylaşılması planlanıyor.
Programın, Türkiye’nin 12. Kalkınma Planı (2024-2028) ile Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı (2026-2030) doğrultusunda yeşil büyüme, iklim dayanıklılığı ve sürdürülebilir finansman alanlarında yürütülen çalışmalara da katkı sunması amaçlanıyor.
COP31’e doğru İstanbul’da gerçekleştirilen politika diyaloğu; iklim hedeflerinin finansmanla buluşturulması, yatırım yapılabilir projelerin geliştirilmesi ve kamu, özel sektör ile uluslararası finans dünyası arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi açısından Türkiye’nin sürdürülebilir ve iklime dayanıklı geleceğine yönelik önemli bir ortak çalışma zemini ortaya koydu.
