İnşaat Sektöründe Büyüme Sürüyor, Finansman Baskısı Devam Ediyor

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu yayımladı. Raporda, kamu yatırımlarının sektörü desteklemeyi sürdürdüğü, ancak yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişimde yaşanan güçlüklerin büyüme hızını yavaşlattığı vurgulandı.

“Küresel Ekonominin Dayanıklılık Testi” başlığıyla yayımlanan raporda, küresel ekonomik gelişmeler ile Türkiye ekonomisi ve inşaat sektöründeki güncel görünüm birlikte değerlendirildi.

Rapora göre Türkiye ekonomisi 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyürken, inşaat sektörü yüzde 3,2, gayrimenkul faaliyetleri ise yüzde 3 büyüme kaydetti. Böylece inşaat sektörü, 2022 yılının ikinci yarısından bu yana büyümesini 14 çeyrektir kesintisiz sürdürdü. Ancak önceki dönemlerde yüzde 8’in üzerinde gerçekleşen büyüme performansına kıyasla ivme kaybının belirginleştiği ifade edildi.

Raporda, büyüme hızındaki yavaşlamanın temel nedenleri arasında sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişimde yaşanan zorluklar gösterildi. Buna karşın deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmaları ile kamu altyapı yatırımlarının sektöre destek vermeyi sürdürdüğü, özel sektör yatırımlarındaki zayıflığın ise büyüme üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi.

İnşaat sektörünün ekonomik önemine de dikkat çekilen raporda, 2026 yılının ilk çeyreğinde gayrisafi sabit sermaye oluşumu içindeki sektörel yatırımların payının yüzde 3,3, mevsim etkilerinden arındırılmış istihdamdaki payının ise yüzde 6,7 olduğu kaydedildi.

Üretim kapasitesi korunuyor

Raporda, ciro endeksi ile yapı ruhsatı verilerinin sektörün üretim kapasitesini koruduğunu gösterdiği belirtildi. Yapı ruhsatlarındaki artışın yeni projeler açısından olumlu sinyal verdiği ifade edilirken, inşaat güven endeksinin ikinci çeyrek boyunca 100 eşik değerinin altında kalmasının sektör temsilcilerinin geleceğe yönelik temkinli yaklaşımını sürdürdüğünü ortaya koyduğu aktarıldı.

İnşaat maliyetlerindeki artış hızının yavaşlaması olumlu değerlendirilirken, işçilik giderleri ile finansman maliyetlerinin şirketlerin kârlılığı üzerindeki baskısını sürdürdüğü vurgulandı.

Konut satışlarında toparlanma sinyali

Rapora göre, haziran ayında ilk el konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 23,1 artışla 43 bin 406 adede yükseldi. İkinci el konut satışları ise yüzde 12,5 artarak 86 bin 573 olarak gerçekleşti. Böylece toplam satışlar içinde ilk el konutların payı yüzde 33,4, ikinci el satışların payı ise yüzde 66,6 oldu.

Mayıs ayındaki zayıf performansın ardından haziran ayında her iki segmentte de yaşanan artışın kısa vadeli bir toparlanmaya işaret ettiği belirtilirken, yılın ilk yarısı itibarıyla ilk el satışların sınırlı düzeyde artmasının yeni konut üretimini destekleyecek talep koşullarının henüz kalıcı olarak güçlenmediğini gösterdiği ifade edildi.

Finansman koşulları belirleyici olmaya devam ediyor

Haziran ayında ipotekli konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 72,1 artarak 25 bin 993’e yükseldi. Diğer satışlar ise yüzde 7,1 artışla 103 bin 986 olarak gerçekleşti. Böylece ipotekli satışların toplam satışlar içindeki payı yüzde 20 seviyesinde kaldı.

Raporda, ipotekli satışlardaki artışın finansman koşullarında kalıcı bir normalleşmeye değil, önceki aylardaki düşük kredi kullanımının ardından yaşanan sınırlı toparlanmaya işaret ettiği belirtilirken, konut kredisi maliyetlerinin satın alma kararları üzerindeki belirleyici etkisini sürdürdüğü vurgulandı.

Yapı ruhsatları yeni yatırımlar için umut verdi

2026 yılının ilk çeyreğinde yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinde görülen artışın sektörün üretim kapasitesini koruduğunu gösterdiği belirtilen raporda, bu gelişmenin önümüzdeki dönemde yeni projelerin hayata geçirilmesi açısından olumlu bir gösterge olduğu ifade edildi.

Yurt dışı projelerde jeopolitik etkisi

Rapora göre Türk müteahhitlik sektörü, 2026 yılının Ocak-Haziran döneminde yurt dışında toplam 2,7 milyar dolar tutarında 57 proje üstlendi. Böylece sektörün 1972 yılından bu yana ulaştığı uluslararası proje hacmi 12 bin 931 projeyle 566,1 milyar dolara çıktı.

Ancak savaşlar, küresel jeopolitik gerilimler ve ertelenen yatırım kararlarının özellikle Orta Doğu pazarında yeni proje hacmini olumsuz etkilediği belirtilirken, Türk müteahhitlerinin teknik bilgi birikimi ve uluslararası deneyimi sayesinde küresel pazardaki rekabet gücünü koruduğu ifade edildi.

İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’ya yoğun ilgi

Raporda ayrıca, Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle düzenlenen İnşaat Zirvesi Türkiye (Construction Summit Türkiye-CST) 2026 etkinliğine de yer verildi.

Yaklaşık 1.400 sektör temsilcisinin katıldığı zirvede 81 firmanın stant açtığı ve iki gün boyunca 350’nin üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirildiği belirtildi. Birleşik Krallık, Almanya, Güney Kore, Japonya, Finlandiya, İsveç, Fransa ve Çin başta olmak üzere birçok ülkeden kamu ve özel sektör temsilcisinin etkinlikte yer aldığı aktarıldı.

TMB Başkanı M. Erdal Eren ise değerlendirmesinde, küresel rekabette artık yalnızca mühendislik ve uygulama kapasitesinin değil; dijitalleşme, sürdürülebilirlik, yapay zekâ ve uluslararası iş birliklerinin de sektörün geleceğini belirleyen temel unsurlar haline geldiğini ifade etti. Eren, İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’nın, Türk inşaat ve yapı malzemeleri sektörlerinin gelecek vizyonunu ortaya koyan stratejik bir platform olduğunu vurguladı.

Bu Makaleyi Paylaş
Yorum yapılmamış