Gayrimenkul Proje Pazarlama ve Satış (GPPS) Platformu Kurucu Başkanı Bilge Özdemir, Türkiye’de hızla büyüyen padel sporunun yakın gelecekte konut ve plaza projelerinin vazgeçilmez sosyal donatıları arasına gireceğini belirtti. Özdemir, geliştiricilere bugünden padel kortlarını projelerine dahil etmeleri çağrısında bulundu.
Dünyanın en hızlı büyüyen spor branşlarından biri olarak gösterilen padel, artık yalnızca spor kulüplerinin ve otellerin değil, gayrimenkul sektörünün de gündeminde yer almaya başladı. Gayrimenkul Proje Pazarlama ve Satış (GPPS) Platformu Kurucu Başkanı Bilge Özdemir, konut ve ticari projelerde padel kortlarının yeni bir trend haline geleceğini belirterek sektöre önemli bir öneride bulundu.
1960’lı yılların sonunda Meksika’da özel bir konutta ortaya çıkan ve özellikle İspanya üzerinden Avrupa’ya yayılarak milyonlarca kişinin tutkusu haline gelen padel, son yıllarda Türkiye’de de dikkat çekici bir büyüme gösteriyor. İstanbul’da sayıları 20’yi aşan padel kulüplerinin kısa sürede hizmete girmesi, sporun gördüğü yoğun ilgiyi ortaya koyuyor.
Bilge Özdemir, İstanbul’da başlayan bu ilginin yalnızca büyükşehirlerle sınırlı kalmayacağını belirterek Antalya, İzmir, Ankara ve Muğla’nın ardından Türkiye genelinde konut ve plaza projelerinde padel kortlarının planlanacağını öngördüğünü ifade etti.
PLAZALARDA SOSYALLEŞMENİN YENİ ADRESİ
Özdemir’e göre padel, özellikle beyaz yakalı çalışanlar için sadece bir spor değil, aynı zamanda iş yaşamının sosyal bir parçası haline geliyor. Takım ruhunu geliştiren, stresi azaltan ve farklı yaş gruplarını bir araya getiren yapısıyla padel kortlarının modern ofis ve plaza projelerine önemli değer katacağını söyledi.
İstanbul’da Boğaz manzarasına sahip Mihrabat Korusu’ndaki More Padel ve Haliç kıyısında tarihi tersane dokusu içerisinde yer alan Rixos Tersane Padel gibi örneklerin, spor ile sosyal yaşamı bir araya getiren yeni nesil yaşam alanlarını temsil ettiğini belirten Özdemir, bu konseptlerin iş dünyasında da yaygınlaşacağını ifade etti.
Padelin dört kişiyle oynanabilmesi, kadın-erkek birlikte yapılabilmesi ve yaş sınırı bulunmaması sayesinde şirket çalışanları arasında hızla yaygınlaştığını belirten Özdemir, Koç Topluluğu Spor Kulübü bünyesinde oluşturulan padel kültürünün de plaza geliştiricileri için önemli bir örnek olduğunu söyledi.
KONUT PROJELERİNDE YENİ SOSYAL DONATI
Bilge Özdemir, padel kortlarının yalnızca ticari projelerde değil, konut projelerinde de önemli bir sosyal yaşam alanına dönüşeceğini dile getirdi.
Site içerisinde yer alacak padel kortlarının komşuluk ilişkilerini güçlendireceğini, farklı yaş gruplarını ortak bir aktivitede buluşturacağını belirten Özdemir, tenis kadar yüksek fiziksel güç gerektirmemesi sayesinde çocuklardan ileri yaş grubuna kadar herkesin bu sporu rahatlıkla yapabileceğini ifade etti.
Özdemir’e göre projelerinde padel kortuna yer veren geliştiriciler, modern ve premium yaşam konsepti oluşturarak pazarlama gücünü artıracak. Bu sosyal donatıların projelerin marka değerini yükseltmesinin yanı sıra satış performansına ve gayrimenkullerin prim potansiyeline de olumlu katkı sağlayacağı değerlendiriliyor.
“YENİ DÖNEMİN SOSYAL DONATISI PADEL OLACAK”
Türkiye’de iş dünyası, sanat, spor ve cemiyet hayatından birçok ismin ilgi göstermeye başladığı padelin önümüzdeki dönemde konut ve plaza projelerinin standart sosyal alanlarından biri olacağını ifade eden Bilge Özdemir, proje geliştiren firmalara önemli bir çağrıda bulundu.
Özdemir, “Gayrimenkul geliştiren şirketler sportif alanlarını planlamadan önce padel kortlarını mutlaka değerlendirmeli. Bugün yapılan doğru planlamalar, geleceğin yaşam alanlarına değer katacak ve projelerin rekabet gücünü artıracaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
GPPS Platformu da konut ve ticari proje geliştiren tüm inşaat firmalarını, yeni nesil yaşam alanlarının önemli bir parçası olmaya aday görülen padel kortlarını sosyal donatı planlamalarına dahil etmeye davet etti.
